Salı , 2 Eylül 2014
Son
Buradasınız: Anasayfa » Özel Günler » Cumhuriyetin Kuruluşu

Cumhuriyetin Kuruluşu

  1. Cumhuriyetin ilanı hakkındaCumhuriyetin Kuruluşu – Cumhuriyetin İlanı
  2. Cumhuriyet’in ilanı ile gelen yenilikler
  3. Cumhuriyetin Kazandıkları

Cumhuriyetin Kuruluşu – Cumhuriyetin İlanı

Osmanlı İmparatorluğu’nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. 1914′te başlayan Birinci Dünya Savaşı’na dünyanın belli başlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919′da Samsun’a geldi. Erzurum’da, Sivas’ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa’yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923′te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923′te Ankara Başkent oldu. Atatürk; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırdı. Onlara, “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet’in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

Cumhuriyet’in ilanı ile gelen yenilikler

  • Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olmuştur.
  • 1924 Anayasası ilan edildi.
  • Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurttan sürgün edilmesi,
  • Devletin dinine ilişkin maddenin anayasadan çıkartılması ve Laiklik ilkesinin Anayasaya eklenmesi,
  • Şapka ve Kıyafet kanunu ilan edilmiş ve modern giyim kuşam tarzı ortaya çıkmıştır.
  • Çok partili siyasi hayata geçilmiştir.
  • Tekkeler, zaviyeler ve türbeler kapatılmıştır.
  • Kadınlara belediye seçimlerinde ve genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
  • Soyadı Kanunu çıkarılmış ve ad karmaşasının önüne geçilmiştir.
  • Soyadı kanununa paralel olarak Efendi, Bey, Paşa gibi lakap ve ünvanların kullanımı yasaklanmıştır.
  • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçüleri kabul edilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır.
  • İslam vakıfları devlet idaresine alınmıştır.
  • İsviçre Medeni Kanunu’ndan çevrilerek hazırlanan Medeni Kanunu kabul edilmiştir.
  • İtalyan Ceza Kanunu’ndan çevrilerek hazırlanan Türk Ceza Kanunu kabul edilmiştir.
  • Öğretimin Birleştirilmesi Yasası (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) ile devlete bağlı olmayan ilköğretim kurumları kapatılmıştır.
  • Dil devrimi, yeni Türk harflerinin kabulü ile arap alfabesi yerine Latin harfleri kullanılmaya başlanmıştır.
  • Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kurulmuştur.
  • Darülfünun kapatılıp İstanbul Üniversitesi adıyla tekrar eğitim hayatına başlamıştır.

Cumhuriyetin Kazandıkları

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte köklü değişiklikler yapılmıştır.
8 Şubat 1935 tarihinde yapılan milletvekili seçiminde Türk kadını ilk kez oy kullandı.
Kadın erkek bütün yurttaşlar öğrenim görme hakkı ve hürriyeti elde etti. Çağdaşlığın gerektirdiği pek çok yenilikler içerisinde Türk milleti cumhuriyetle birlikte ülkenin yönetimine seçimler aracılığı ile katılmaya başladı. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi. Türk Milleti Atatürk’ün önderliğinde pek çok hak ve hürriyetlere kavuştu. Atatürk’ün önderliğinde Türk insanın elde ettiği bazı haklar şunlardır; Seçme ve seçilme hakkı, öğrenim görme ve meslek sahibi olmak gibi…

Bu yazıda sayılanlar kavuşulan hak ve hürriyetlerden sadece bir kaçıdır. Gerçekte Türk milleti Atatürk’ün önderliğinde pek çok hak ve hürriyete kavuşmuştur.

  • Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesidir.
  • Yılardır böyle öğrendik, böyle öğrettik…
  • Osmanlı, padişahlıktı.
  • Her şey, padişahın iki dudağı arasında idi…
  • Padişah, iktidarda olan feodal sınıfı, yani temel üretim aracı olan toprağa sahip olan sınıfı temsil ediyordu.
  • Toprak, zenginliğin; dolayısıyla gücün sembolüydü…
  • Toprak ağaları ve padişahın bir gücü daha vardı: din…
  • Padişah, peygamberin vekili; yani halife olarak kabul edilir,
  • Her şey şeriat kurallarına göre belirlenirdi…
  • Elbette; her sınıftan, her inançtan, her ulustan kişilerin temsil edildiği -ilk meclis böyleydi- bir meclisin oluşturulması,
  • Yasama, yürütme ve yargı gücüne dayalı anayasal bir sistemin kurulması,
  • Ve ülkenin yasalarla yönetilmesi, reddedilecek gelişmeler değildir.
  • Cumhuriyetle birlikte ülke siyasi bağımsızlığını kazanmış,
  • Modern yaşama dair reformlar yapılmış,
  • Ekonomik bağımsızlığın sağlanması yönünde önemli girişimler başlatılmış,
  • Sosyal devlet olgusu kabul edilmiştir…
  • Osmanlı döneminde çok zayıf olan sanayi, devlet eliyle desteklenmiş,
  • Buna bağlı olarak ülkede bir sermaye -burjuva- sınıfı yaratılmış,
  • Tabi ki, sermaye sınıfı ile birlikte işçi sınıfı da gelişmiş ve ülke yönetiminde ağırlığını hissettirmeye başlamıştır.
  • Bu gelişmeler işçi ve emekçilerin sigortalı, sendikalı çalışmasını,
  • Toplu sözleşme ve grev yapma, miting ve gösteriler düzenleme, siyasete katılma gibi ekonomik, demokratik hak ve özgürlükleri kullanmasını,
  • Emeklilik, kıdem ve ihbar tazminatı, iş güvenliği, çalışma koşullarının düzenlenmesi gibi hakları kazanmasını,
  • Eğitim, sağlık, haberleşme, barınma gibi kamu hizmetlerinden yararlanmasını sağlamıştır.
  • Tüm bunlar toplumsal ilerlemenin motoru olmuş,
  • Ülkenin demokratikleşmesi, insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesi yönünde önemli adımlar atılmasının fırsatını yaratmıştır.
  • Bilinen bir şeydir;
  • Bir ülkenin gelişmişliği, işçi ve emekçilerin ekonomik, sosyal, kültürel, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanıp/kullanamaması ile ölçülür.
  • O ülkede bilimin, sanatın, kültürün gelişmesi,
  • Ekonomik ve siyasi bağımsızlığın kurulması, korunması, sağlamlaştırılması da buna bağlıdır.
  • Tarihe şöyle bir baktığımızda, emperyalistlerle ilişkilerin geliştirildiği, ülke kaynaklarının uluslar arası tekellere peşkeş çekildiği dönemler, hep:
  • İşçi ve emekçi haklarının yok edildiği, askıya alındığı,
  • Sanatçıların, bilim insanlarının, aydınların, gençlerin sesinin kısıldığı,
  • Yani kör/topal da olsa işleyen demokratik yaşamın ortadan kaldırıldığı dönemler olmuştur…
  • Bu bir tesadüf değildir…
  • Cumhuriyetin kazanımlarına ve elde kalanlara bir de bu yönden baksak,
  • Üzerinde çok gürültü koparılan -ancak olmayan- laikliğin teminatının da, demokratik hak ve özgürlükler olduğunu bir daha düşünsek,
  • Ayrıca, cumhuriyetin kazanımlarını daha da ileri götürmenin, tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye yaratmanın teminatının da bu olacağını kavrasak, eminim ki daha güzel bir ülkede yaşıyor olacağız.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>